is there anybody going to listen to my story?

Read the Printed Word!
--This is mostly a bilingual blog, Turkish and English. However, if you are good enough, you can see German and Japanese as well.
--Burası çoğunlukla Türkçe ve İngilizce bir blog. Ama iyi bir çocuk olursanız, bazen Almanca ve Japonca bile görebilirsiniz :) Animated Rainbow Nyan Cat
Haziran 1st
8:52 PM

Bir insanın öbürünü nasıl sevebildiği, bende her zaman hayret duygusu uyandırmıştır. O sevgi ne zaman başlar, ne zaman biter? Ne zaman anlarsın? Cesareti nasıl bulup, onu sevdiğini söylersin?

Etrafımdaki insanların da beni neden sevdiğini pek anlamış değilim. Neden aynı şehirde olduklarım, burada kalmam için deli bir ısrar içerisindeler ve aynı şehirde olmadıklarım da yanlarına gelmem için büyük bir çaba içerisindeler. Yanlış anlama, sevilmek gerçekten güzel. Kimi insanlar tarafından nefret edildiğini bildiğin zaman sevilmek daha da anlamlı. Yine de, küçüklüğümden beri beni seven insanların bende ne bulduğunu anlayamıyorum. Ya da diğer insanlarda. Nasıl oluyor bu iş, ben neden insanlara diğer insanlar gibi bağlı değilim. Neden gidip şehirlere, hayvanlara, ağaçlara bağlanıyorum onun yerine. Bari beni sevenlere hakkıyla karşılık verebilsem. Belki de veriyorum kendimce, insan karşılık görmeden de yıllarca sevmeye devam eder mi ki bilmem. Belki de ben de farkında olmadan seviyorumdur. Bir de zekiyim diye övünürüm. Hiç anlamadım ki ben bu işi…

7:33 PM
Via
allah’ın aşkına. ben bi de bu şehre dönmeye çabalıyorum ya. en azından 2009’da hem Ankara’da olup hem o 3 kişiden herhangi biri olmama gururuna sahibim. yine olsa yine vermem melih, ne sana ne başkasına!
vallahisenbiliyorsun:

Melih Başkan döktürüyor yine..

allah’ın aşkına. ben bi de bu şehre dönmeye çabalıyorum ya. en azından 2009’da hem Ankara’da olup hem o 3 kişiden herhangi biri olmama gururuna sahibim. yine olsa yine vermem melih, ne sana ne başkasına!

vallahisenbiliyorsun:

Melih Başkan döktürüyor yine..

Mayıs 31st
11:01 PM

tatil olsun, daha çok okuyayım, daha çok yazayım, Japonca çalışayım. uzun gecelerde bira yudumlayalım balkonda, geceyarısı milkshake yapayım içelim. hayat, çok şey istemiyorum senden. ne bileyim tatile gideyim, bronzlaşayım, diskolarda sabahlayayım demiyorum. Hep hayalini kurduğum gibi Toskana’ya gitsek de üzüm bağlarında şarap tatsak, güzel olurdu tabii. Ya da Nisan’da kaçamak yapıp Sakura izlemeye gitsek Osaka’ya. Ama bunları istemiyorum, valla. Tek istediğim, zamanın hızlıca geçmesi, bu kadarını hak ettim sanıyorum.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

kuzen: babaannem hiç öldü gibi gelmiyor be.

ben: öyle, üç ay olacak yarın.

kuzen: amy de hiç öldü gibi gelmiyor, ne ilginç.

Ölümü başka türlü sanardık biz, ölüm başkaymış. Varlığının hala burada olup, bedeninin sıcaklığını hissedememen. Anneler gününde sanki buradaymış gibi elinin çiçeklere gitmesi. Eve girerken zile basman, bir süre bekledikten sonra aklının başına gelmesi, anahtarı çıkarman. Ya da Amy Türkiye’ye gelse de konserine gitsek diye düşünmen… Kabullenmek bilmekten zor.

anditslove:

Amy Winehouse - Will You Still Love Me Tomorrow

Mayıs 30th
10:28 PM
  • ben: şş, arkadaşların sınavda hala.
  • öğrencim: -uyarımı hiç takmaz- hocam diablo III çıkmış oynadınız mı?
  • ben: şşşş..... (kısık sesle) İyi değil diyolar ya Diablo III?
8:06 PM

Bu performans izlenirken ağlanır. 70’ine merdiven dayamış bu mükemmel insanların hala efsaneyi hakkını vere vere yaşatmasına, dostluklarına, güzelliklerine ağlanır. Biraz da Syd geçer akıllardan, yine gözler buğulanır.

Mayıs 29th
8:38 PM

a message from julieyumi


Thank you very much for the follow! :3

doii tashimashite :) I’m learning Japanese and I came across your blog. The images you made for the sentences are just amazing! They will help me esp. in learning common Kanji :)

8:18 PM
Via
8:08 PM
Via

Alanis ironini yerim ben senin ya.

patatesliboregim:

Alanis Morrissette- My Humps (Black Eyed Peas Cover)

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Wish You Were Here/A Day In The Life

by Pink Floyd and The Beatles

remix dediğin böyle olur.

bam-boozeled:

Pink Floyd & The Beatles -Wish You Were Here/A Day In The Life

6:15 PM
Via
yanlış anlamayın, fotoğrafı seviyorum, kahveyi çayı seviyorum, kitapları seviyorum. Ama hangi mantıkla aldın kahve kupasını kitapların üstüne koydun. Ulan insanın içi acır. O kitabın kapağına bişey olursa diye. Dökmedin damlatırsın illa ki, o olmadı buharından kağıt kabarır. Şimdi diyorsan ki o bardağın içinde bir şey yok, o zaman ne demeye kitapların üstüne koydun. Gidin düzgün fotoğraf çekin allah aşkına, sinirlendim bak durduk yere.

yanlış anlamayın, fotoğrafı seviyorum, kahveyi çayı seviyorum, kitapları seviyorum. Ama hangi mantıkla aldın kahve kupasını kitapların üstüne koydun. Ulan insanın içi acır. O kitabın kapağına bişey olursa diye. Dökmedin damlatırsın illa ki, o olmadı buharından kağıt kabarır. Şimdi diyorsan ki o bardağın içinde bir şey yok, o zaman ne demeye kitapların üstüne koydun. Gidin düzgün fotoğraf çekin allah aşkına, sinirlendim bak durduk yere.

Mayıs 28th
11:31 PM
Via
Koyun adam! (Yaban Koyununun İzinde, Murakami)
murakamistuff:

Dance with the Sheep Man by Maki Kobayashi

Koyun adam! (Yaban Koyununun İzinde, Murakami)

murakamistuff:

Dance with the Sheep Man by Maki Kobayashi

Mayıs 27th
11:31 PM

tırnak.

Hamlet’in bir çeşit arka bahçesi olan “Rozencrantz and Guildenstern are Dead” adlı oyunun ilk sahnesinde, ayak tırnağı problemi ele alınır. R ya da G, kim olduğu zaten önemli değildir ve kendileri bile aradaki farkı bilmez, ayak tırnağını en son ne zaman kestiğini hatırlamamaktadır. Bu çok ilginçtir çünkü iddiasına göre çoğu insan ayak tırnaklarını en son ne zaman kestiğini hatırlamaz. Bu oyunu 4 yıl önce okumuştum. O zamandan beri her ayak tırnağımı kesişimde bir öncekinin ne zaman olduğunu hatırlamaya çalışırım, hatırlayamam.

Dün Survivor’ın reklamını seyrederken aklıma geldi, oradaki insanlar tırnaklarını nasıl kesiyor? Bir hafta değil, iki hafta değil. Peki tırnak makası icat edilmeden ne yapıyorlardı? İlk tırnak makasımsı alet, Orta Avrupa’da M.Ö. 6-7. yüzyıllarda icat edilmiş. İçim bir rahatladı sormayın, dün gece bunu düşünüp uyuyamamıştım, rüyama o Guiness rekorlarındaki uzun tırnaklı kadın girecek diye korkmuştum. Gerçi o icada sıradan halk ulaşamamıştır. İnternette yorum yapanların yaptığı en mantıklı tahmin tırnak yemek olmuş, ama bu da ayak tırnağını açıklamıyor. Benim devreler yanmadan yatayım en iyisi, rüyalarım tırnaksız olsun.

9:48 PM

Babam önceki hayatında yanlış ne yapmış bilmiyorum ama, cezası erkek olmayan ve/veya futbol sevmeyen çocuklara sahip olmak olmalı. Adanaspor son 30 saniyede golü atınca, adam sevincinden öyle bir fırladı ve coştu ki, sanırım tüm site babamın sevinç çığlıklarını, akabinde benim “Baba iyi misin, napıyosun” nidalarımı duydu. Hayır, futbol sevilir, anlıyorum da, memleketi Adana’dan binlerce km. olan biri, neden Kasımpaşa’nın gollerine küfrederken Adana’nın gollerine sevinir… Valla anlamıyorum. Ama babamın iyiliği ve ailemizin selameti için anlamak isterdim.

5:15 PM

Norah’cığımın sesini duymayalı zaman olmuş. Konserine gidemedik ama, şu konser albümünün tadına doyum olmuyordu, video kaydını da izleyince gitmiş kadar olduk diyelim.(edinmek isteyenler için albüm: Norah Jones at the House of Blues veya Live in New Orleans). Birazdan da şu konser izlenir, senelik Norah Jones dozu alınmış olur.